0

Aynasız Fotoğraf Makinesi

Merhaba, son zamanlarda aynı kategoride olmasalarda, donanımsal ve yazılımsal olarak kullandığımız akıllı telefonlara çok yaklaşan fotoğraf makineleri hakkında inceleme yazısı yazmaya karar verdim. Bilişim sektörü ile alakasızmış gibi görünsede, fotoğraf makineleri gelişen teknoloji ile beraber bilişim ürününe evrimleşmiş bir ürün olarak tüketicilerin beğenisine sunulmuş durumda. bu sebeple bende elimden geldiğince birkaç alt başlık altında Aynasız Fotoğraf Makineleri hakkında bilgi vermeye çalışacağım, keyifle okumanızı dilerim.

Aynasız Fotoğraf Makinesi Nedir ?

 

2

 

Üstteki grafikte gördüğünüz üzere, makine aldığı görüntüyü sensör önünde bulunan bir ayna ile üst tarafta bulunan penta prizmaya aktarır ve görüntü vizör’e ulaşır. bu durum makinenin büyük ve ağır olmasına sebep olur. Ayrıca lens ile sensör arasındaki mesafeyi düzeltmek için lenslere ekstra cam ilavesi yapılmakta ve dolayısı ile lenslerin de büyük ve ağır olmasına sebep olmaktadır. yani aynasız makinelerin en önemli Artılarından birisi, klasik makinelerden küçük ve hafif olmasıdır.

Sensörler

4

Bu grafikte makine için çok büyük öneme sahip olan sensörlerin boyutlarını inceliyor olacağız. Sensörler makinelerin görüntü kalitesini belirleyen önemli bir unsurdur. Tabi bu durum, kafanızda sensör herşeydir gibi bir algı yaratmasın, Sensör kadar İşlemcide Fotoğraf kalitesi açısından önemli bir donanımdır. diyerek konuya devam edeyim.

Fotoğraf kalitesi çok iyi olsun istiyorsanız kırmızı renkte gösterilmiş olan Full Frame özellikli bir makine tam size göre ancak bu donanıma sahip makineler tahmin edebileceğiniz gibi biraz pahalıdır bir nevi “ne kadar ekmek o kadar köfte” meselesi. Ancak mekinelerde işin çoğunluğunu sensörlerin yapması mekine fiyatlarına direkt olarak etki ediyor, yani grafikteki kategorilere göre ürünleri ucuzdan pahalıya doğru gibi de görebilirsiniz. Tercih yaparken, Fiyat – Performans açısından bu bilgi faydalı olacaktır.

Avantajları

  • Küçük ve hafif olmaları kullanış açısından büyük avantajdır.
  • DSLR Fotoğraf makineleri ile aynı kalitede sonuçlar elde edilebilir.
  • Sürekli Canlı Ön İzleme: DSLR fotoğraf makinelerinde canlı ön izleme ayna sisteminin kalkmasıyla gerçekleşiyor. Aynasız modellerde ise hem fotoğraf hem de video çekerken sürekli olarak canlı ön izleme yapmak mümkündür.

Dezavantajları

  • Lens: Aynasız fotoğraf makineleri DSLR fotoğraf makinelerinden farklı bayonet kullandıkları için DSLR fotoğraf makineleri için üretilen lensleri aynasız sistem kullanan makinelerde kullanmak mümkün değildir. Şimdilik çok fazla lens çeşidi bulunmaması da şuan için bir dezavantaj olsada çok yakında bu sorunda ortadan kalkacağı görüşündeyim.
  • Af: Aynalı sistemler Auto Focus odaklanma özelliklerini Phase Detection ile yapılırken Aynasız fotoğraf makinelerinin bazı modellerinde Kontrast Detection adı verilen bir sistem kullandığı için DSLR modellere göre Kontrast Detection Af sistemi daha yavaştır.

Bu kategoride öne çıkan modeller:

Sony NEX-7

incelediğim modeller arasında Sony NEX-7, SLT A77 modelinde de kullanılan 24.3 MP APS-C sensörü kullanıyor. Sony tarafından bizzat geliştirilen bu sensör, çok başarılı görülüyor ki Nikon’un bazı modellerinde de bu sensör gözüme çarptı. Üstelik NEX-7, aynasız sistem olması sayesinde SLT A77’den çok daha iyi bir performans sergiliyor. Aşağıda iki makine ile çekilmiş RAW resim örneklerine bakarsanız farkı siz de görebilirsiniz. NEX-7, neredeyse Canon 5D Mark serisiyle bile baş edebilecek görüntü kalitesine sahip.

Görüntü kalitesinin yanında üstünde iki adet kontrol tekeri ve dijital vizör bulunan NEX-7, kullanım açısından da kompakt sistem makineler arasında en önde gelenlerden biri gibi. Elbette bu makinenin fiyatı da pek ucuz değil. Fakat Fuji ve Leica’daki rakiplerini düşünürseniz bu fiyat normal hatta uygun.

 

Sony NEX-5N

Sony’nin ikinci modeli olan NEX-5N, daha önceki NEX-5’in gelişmiş versiyonu. 16.2 MP Sony üretimi sensör ile donatılan makine, SLT A55 modeliyle bir hayli benzer özelliklere sahip. Fakat tıpkı NEX-7 vs A77’de olduğu gibi NEX-5N de A55’ten daha iyi fotoğraflar sunuyor. Bu da SLT teknolojisinin cilvelerinden biri.

Kontrol tuşları bakımından NEX-7’deki iki tekere sahip olmayan NEX-5N, bu açıdan dezavantajlı. Ancak görüntü kalitesi ve yarı yarıya fiyatı göz önünde bulundurduğumuzda NEX-5N de çok başarılı bir model haline geliyor. Eğer NEX-7’nin fiyatına gücünüz yetmiyorsa NEX-5N çok tatmin edici sonuçlar veren bir makine olarak önünüzde duruyor.

Olympus PEN E-P3

Yüksek profilli bir marka imajına sahip olan Olympus, son dönemde ekonomik anlamda sorunlar yaşayan bir firma. Ancak kaliteli kompakt sistem modelleri üretmeye devam ediyorlar. Bunlardan biri olan Olympus PEN E-P3, Micro Four Thirds sensörlü, tasarımıyla dikkat çeken bir model. 12.3 MP çözünürlük ile rakiplerini artık gerisinde kalmayan başlayan bu model, yine de keskinlik ve renk yorumu açısından başarılı. Nispeten ucuz modeller arasında sayabileceğimiz PEN E-P3, Panasonic gibi Leica üretimi lenslere de sahip.

 

Samsung NX300

bu ürünü özellikle inceledim okuduğum kullanıcı yorumlarında ayrıntılı bilgiye sahip oldum. Kablosuz bağlantı desteğine sahip kolay sosyal medya ile paylaşım yeteneği ile ön plana çıkan bu ürün birçok kullanıcı tarafından oldukça rağbet görüyor. Samsung NX300’de APS-C boyutlu CMOS sensör kullanmış. Sensör ciddi anlamda fark yaratmayı başarmış. Fotoğraf makinesi yalnızca sensörüyle değil, nostaljik görünümlü bir tasarıma sahip gövdesinde kullanılan malzemenin kalitesi ve Samsung’un gelişmiş yazılım ve paylaşım özellikleriyle kullanıcıları tarafından tavsiye ediliyor.

Samsung NX300 sağ üst kısmında klasik bir mod tekeri bulunuyor. Onun hemen yanında, o tekere dik ikinci ve daha ufak bir teker daha var. Bu teker ile enstantane hızını ve arka yüzdeki bir düğmeye basılı tutarak diyafram aralığını ayarlayabiliyorsunuz. ISO için bir teker yok, ana dörtlü düğmenin altında kalan düğme ISO’yu kontrol ediyor. Fn düğmesine bastığınızda ekranda ufak bir menü açılıyor. Buradan çekime dair tüm ayarları kontrol edebiliyorsunuz. Üstelik bunu düğmeleri kullanmak yerine ekrana dokunarak yapabiliyorsunuz. AF modu manuelde değilse, ekranın istediğiniz yerine dokunarak odaklama da yapabiliyorsunuz. 3,31 inç büyüklüğündeki ekran Amoled. AMOLED ekranlar renk tutarlılığı konusunda sabıkalı oldukları için ekrandan gördüğünüzle bilgisayarda veya baskıda aldığınız sonucun farklı olması muhtemel. Ancak haricen bir vizör almaya niyetiniz yoksa bu ekranı kullanmaya mecbursunuz. Ekran dokunmatik olmasının yanında hareketli de. Ancak DSLR’larda gördüğümüz hareketlilik Samsung NX300’de pek yok. Ekran yalnızca 45 derece kadar aşağı 90 derece de yukarı dönüyor. Sağa sola çeviremiyor, kendi ekseni etrafında döndüremiyorsunuz. Yani ekranın hareketli olması pek de bir avantaj sağlamıyor aslında. Makinenin sağ tarafında kalan kapak altında micro-USB ve micro-HDMI bağlantıları bulunuyor. 1.4 versiyonlu HDMI çıkışı, destekleyen lensle birlikte çekilen 3D görüntülerin büyük ekrana aktarımına yarıyor.

Samsung NX300, PERFORMANSI Yazı içinde sıklıkla belirttiğim gibi Samsung NX300’le gerçekten iyi bir iş çıkartmış. Yeni sensör ve yenilenen otomatik odaklama motoruyla ciddi bir hız artışı sağlanmış. Samsung’un iddiası makinenin 0,08 saniye içinde otomatik odaklama yapabildiği. Bu hız özellikle hareketli objeleri yakalamaya çalıştığınızda kendini gösteriyor. Makine seri çekimde ise saniyede 8,6 kare yakalayabiliyor. Lens Önceliği modu Samsung’un yeniliklerinden. Objeleri yakın plan görüntülemek istediğinizde kullanabileceğiniz bu mod, diyafram ayarıyla oynamadan, arka planı bulanık, profesyonel görünümlü fotoğraflar çekmenize olanak sağlıyor. Samsung NX300 tüm bunların yanında düşük ışık performansıyla da göz dolduruyor. 800 ISO değerine kadar kirlilik rahatsız etmezken özellikle 3200’den sonra fotoğraflarda bozulmalar başlıyor. Ek olarak, makineyle beraber gelen Adobe’un Ligthroom yazılımı kullanılarak fotoğraflardaki gölgeler temizlenebiliyor ve ortaya gayet aydınlık fotoğraflar çıkıyor.

Samsung NX300, Akıllı özellikleri Samsung fotoğraf makinelerinin sahip olduğu yazılım yenilikleri şu an için hiçbir makinede yok gibi ve Samsung bu avantajı kullanmayı oldukça iyi başarmış görünüyor. Makinenin üst kısmında kalan “Direct Link” düğmesi, makineyi Samsung Smart Camera uygulaması yüklü bir akıllı telefon veya tablete bağlıyor. Bu uygulamayla çektiğiniz fotoğrafları aynı anda tablet veya telefonunuza kopyalayabiliyorsunuz. Makinenin ana mod tekerini Wi-Fi’a getirdiğinizde daha farklı özellikleri de görebiliyorsunuz. Yine Smart Camera uygulaması destekli Mobile Link özelliğini kullanarak akıllı cihazınızdan makineye veya makineden cihazınıza fotoğraf ve videoları kopyalayabiliyorsunuz. Remote Viewfinder’a tıkladığınızda ise akıllı cihazınız vizöre dönüşüyor. Yalnızca ne çektiğinizi görmekle kalmıyor; çözünürlüğü, zamanlayıcıyı ve flaşı ayarlayıp yaptığınız çekimlerin nereye veya nerelere kaydedileceğini belirleyebiliyorsunuz. Bu mobil özelliklerin yanı sıra çektiğiniz fotoğraf ve videoları e-posta ile gönderebiliyor, Facebook, Picasa, YouTube gibi sosyal ağlarda paylaşabiliyor veya OneDrive’da depolayabiliyorsunuz.

Son olarak kendim bu tarz bir ürüne sahip olmak istersem Samsung NX300 Modelini tercih ederdim. tabiki NX300 üzerinde bu kadar durmamın sebebide budur. anladığınız üzere kendim bir kullanıcı olmadığım için bu yazıdaki bazı bölümler ürün kullanıcılarının tecrübelerinden alıntıdır. Yazımı okuduğunuz için ayrıca teşekkürler.

 

 

Mehmet BAŞ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir